Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

16 Ocak 2012 Pazartesi

ALZHEIMER VE BİR ALZHEIMER'LIYLA YAŞAMAK ÜZERİNE...

ALAlzheimer yaklaşık 4 yıl önce giriverdi hayatımıza.Babamın yaşamsal olmasa da sosyal aktivitelerinde değişiklikler olmaya başlamıştı.O zamana kadar hiç alışkın olmadığımız, sokakta gördüğü ve ona ilginç gelen her şeyi eve taşımaya başlamıştı.Ev çeşitli el fenerleri,çalar saatler,tornavidalar,çakmaklar,tükenmez kalemler vs. ile dolmaya başladı:) Alınan bu ıvız zıvır itinayla bir çekmecede saklanıyordu.Gelen her misafire de zorla hediye ediliyordu.Ardından hayali olaylar ustaca bir senaryoyla yaşanmışcasına anlatılmaya başlandı.Bu seviye artık doktora gidilmesi gerektiğinin sinyali oldu.Demans teşhisi konuldu babama.O zamanlar demans ve alzheimer hastalığı arasındaki farkı kavrayamamıştık.Hatta ilk duyduğumda alzheimera tıp literatüründe demans dendiğini  düşünmedim değil:) Doktorumuzdan öğrendiğime göre demans bir çok hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilen bunama durumlarına verilen genel bir isimmiş.Yani her demans Alzheimer hastalığı değil ama her Alzheimer hastası demans hastasıymış.Her ikisinin de belirtileri çok yakın olduğu halde çoğu demans hastası tedavi edilebilmekte fakat Alzheimer hastalarının böyle bir şansı bulunmamakta. Aslında kabullenmesi çok zor geliyor insana.Mesela ben uzun süre kabullenemedim olayı.Benim her şeyimi paylaştığım,dert ortağım,kahramanım,babam tıpkı küçük bir çocuk gibi bana(bize) muhtaç durumdaydı.Beni,ablamı ve bizim çocuklarımızı unutmaması için meğerse ne kadar da eziyet etmişim ben babama....Dakikalarca anlatıyor aradan 10 dakika geçmesine rağmen tekrar başa dönüyorduk..Hepimizi karıştırıyordu ve bunu  mantığım kabul etmiyordu bir türlü, yeni baştan anlatmaya başlıyordum..Öylesine korkuyordum ki..Bu korkuda sanırım bir parçada bencillik yatıyor..İnsan sevdiği insanları karşısında hep iyi,güçlü görmek istiyor belkide...Zira olmamış bir olayı yaşanmış gibi üstüste dinliyor, ''eeee nasılsın???'' sorusuna yüzlerce kez ''çok iyiyim'' diye cevap veriyor,''yaşasınnn bu sefer beni çok iyi hatırladı'' diye sevinmişken, sizi uğurladığında ''annene babana selam söyle'' cümlesiyle tüm hayallerinizi yıkabiliyorsunuz.İlk zamanlar gerçekten de yüreğinizin çok acıdığını hissedebiliyorsunuz.Bir müddet sonra silkelenmem gerektiğini düşündüm..Sonuçta babamın artık kendi dünyası vardı ve biz o dünyaya ait olmasak da ortak olmak zorundaydık.Beni teselli eden en önemli faktör onun çok mutlu olması.Ve bu mutluluğunu ve enerjisini öyle güzel aktarıyorki çevresine..
Bir süre sonra da babam için ne yapabiliriz diye araştırmalara başladım.İnternetten Alzheimer Derneği ile tanıştım.Derneğin Şişli Belediyesi ile ortaklaşa açtıkları Alzheimer Gündüz Yaşam Evi'ni keşfettim ve derhal annem ve babamla birlikte oraya gittik.Perpa'nın hemen arkasında iki katlı,bahçeli,tertemiz,şirin mi şirin mustakil bir evle karşılaştık.Gittiğimizde hastalar arka bahçede bulunan çardakta oturmuş hemşireler nezaretinde meyve yiyorlardı.Yaşam evinde 2 bayan bir erkek toplam 3 görevli var.Sanırım Tanrı onlara 30 kat sabır bağışlamış ,öylesine sabırlılar ki imrenmemek elde değil.Merkezi gezdik,her yer bu hastalık düşünülerek hazırlanmış ve çok temiz.O tarihten beri babam yaşam evinin misafirleri arasında.Sabah 9 gibi orada toplanıyor hastalar ve her seferinde birbirleriyle tanışıyorlar:))) Ardından bol köpüklü Türk kahvesi içiliyor ve spor saatine geçiliyor.Spor derken yanlış anlaşılmasın:)) oturarak sağ ve sol komutlarıyla streching ve gevşeme hareketleri.Sonra Kezban Hanım tüm ziyaretçileri yuvarlak masa etrafına oturtup gazeteden günlük haberleri okuyor.Tabi haberler okunurken çok farklı konulara geçilip sohbet açılıyor.Öğlen yemeği vakti gelince eller yıkanıyor ve yemek başlıyorr:) Ardından çeşitli (boyama,kesme,yapıştırma) gibi faaliyetlere geçiliyor.İkindide çay ve yanında kek,poğaça tarzı atıştırmalıklar var mutlaka:) Saat 16.30da da eve dönüş vakti...Etrafınızda veya  ailenizde Alzheimer hastası varsa mutlaka yaşam evini araştırın,çok memnun kalacaksınız.Bu paylaşımı mutlaka yapmalıydım,şimdi içim çok rahat:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder