Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

23 Ocak 2012 Pazartesi

ÇOK EĞLENDİK...

                   Perşembe gecesi heyecan tavan bizde.Uzun bir aradan sonra yeni yüzüyle Otto'yu ilk kez izleyecek olmanın heyecanı bu.Gece yarısı çıkacaklar sahneye ama olsun her zamanki gibi 9 civarı fırlamalı ki evden biraz da Beyoğlu'nun keyfi çıkarılmalı.Hafta arası falan dinlemiyor bu Beyoğlu, gene cıvıl cıvıl.Biz anne,baba teyzeler,amcalar güruhu arabaları park edip(Peyote'nin hemen yanında otopark olması süper), kendimizi Şampiyon'a atıyoruz.Keyifli bir yemek ardından Sütiş'te salep molası:) Hava öyle soğuk ki sanırım böyle günlerde salep bilinçaltında kalamıyor.Bu arada  Sütiş'te sütün içine salep koymayı unutuyorlar olacak ki sıcacık sütleri içip kalkıyoruz.:))
                 Bu geceki konser giriş katında.Bir üst katta başka bir gurup daha sahne alacak.Konserin başlamasına daha 1 saat olmasına rağmen giriş kat full.En üst katta yazın açık, kışın ise camlarla çevrili terasa çıkıyoruz.Çocuklar,sevgilileri,arkadaşları,bizler tam takımız:)) Mekanın bu bölümü de çok kalabalık.Artık aşağıya inme vakti....

20 Ocak 2012 Cuma

BEN BÖYLEYİM...

           2008....İznik'te restore edilip çini atölyelerine  çevrilen medreseyi geziyoruz.Ortada bir avlu var ve etrafında minik minik odacıklar.Bu odacıkların içinde çeşitli atölyelerin çini çalışmaları satılıyor.Avluda ise çini ustalarının çalışmalarını takip edebiliyorsunuz.Tüylerinizi ürperten,buram buram tarih kokan bir mekan.Bir odaya giriyoruz, çini karoların birleştirilmesiyle oluşmuş kocaman bir tablo dikkatimizi çekiyor,zaten çekmemesi mümkün değil o kadar büyük ki..Osman Hamdi Bey'in Kaplumbağa Terbiyecisi..Renklerin canlılığına Tamer(eşim) mest oluyor.Küçük turumuzun ardından bir de bakıyorum ki tekrar aynı yerde ve satıcıyla pazarlık halinde.Konuşulan rakamlara kulak kabarttığımda birden gözümün önünden film şeridi halinde o rakamla yapabileceğim alışveriş listesi geçiyor ve derhal olaya dahil oluyorum:) Büyük mücadele sonrası çekiştire çekiştire Tamer'i oradan çıkartıyorum.Kazandığım zaferle böbürlenirken onun ''ama çok güzeldi'' demesi ve dönüp dönü p esere bakması da feci şekilde içimi acıyor...



       Bunu neden anlattım biliyormusun???Bazen yaşadığımız anlık kader değişimleri vardır.Belki hiç farkında bile olamayız ama aslında yaşanılan bir olay veya bir söz bizim adım atmamız için tasarlanmıştır.İşte bu paylaşımımda  benim üç sene sonra yaşayacaklarımın başlangıcı oldu.Nasıl mı??? Devam edeyim..           Ertesi gün İstanbul'a dönüyoruz ve yaklaşık iki hafta sonra evlilik yıldönümümüz.Malum ''ne hediye alsam'' krizi başlıyor bende.Çok cesur bir kararla  Kaplumbağa Terbiyecisi'nin yağlı boya tablosunu yapıp hediye etmek istiyorum.Çok cesur dedim çünkü o ana kadar yağlı boya tablo hakkında en ufak bir fikrim bile yok.Evet  üniversite sınavları zamanında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Endüstri Tasarımı'nın yedeklerine kalmıştım ama orada sınav sadece kara kalemdi.Zaten Marmara Güzel Sanatlar'ın sınavını da sulu ve yağlı boya olduğu için kazanamamıştım.Ehh her şeyin bir kolayı var:) açarsın bilgisayarı tuval,fırçalar,boyalar,terebentin vs. hakkında bir sürü yazı ve videoyu izlersin:) Sonra da doğru Bauhaus...Gerekli tüm malzemeyi temin ettikten sonra başlarsın çalışmaya.Gündüz vakit buldukça ve gece Tamer yattıktan sonra devam ediyordum.Böylelikle tabloyu tamamladım.Hiç de fena değildi ya da o an gözüme çok iyi görünüyormuş:)) (Aslında başarısız olduğumu bir sonraki sene net gördüm) Evlilik yıldönümümüzde Tamer verdiğim paketi açarken bende adrelanin tavan yapmıştı:)) O ise gözlerine inanamadı , bütün gece bana iltifatlar yağdırıp acemi tablomu salon duvarına astı ve o acaip şey uzun bir süre orada kaldı:)) Ardından bana Tamer tarafından yağlı boya resim tekniğini öğrenmem konusunda baskı geliyor ve ben kendimi resim kursunda buluyorum.İşte böylelikle benim resim maceram başlıyor.Orada renkleri ve renklerle oynamasını çok seviyorum.İki tane de artım var : solak ve teraziyim:)) Kursa gittiğim ilk gün oraya gidiş amacımı hocama anlatıyorum,tekniği öğrenip aynı tabloyu bilinçli yapmak...Senenin ikinci yarısında tabloma başlıyor ve sene sonunda tamamlıyorum.Tablom kurul tarafından seçilip Kadıköy'de sergileniyor:) Resim kursu bana bir sene sonra meslek kapılarını açmış oluyor.Makyaj eğitimi almamdaki en büyük etken bu kurs oluyor Renklerle artık tuvalde değil   yüzlerde oynamaya başlıyorum.

17 Ocak 2012 Salı

ANNEMDEN ARAKLADIĞIM TARİFLER 1

Annemden bir tarif istemeye kalkışınca klişe bir cevap verir bize '' kızım ben hiç ölçüyle yapmam hep göz kararı '' Türkçesi '' bu benim tarifim, vermek istemiyorum..canınız çekince gelin yaparım ben size'' :))) Ya da tarifinin heba olacağından korkuyor olabilir.Çünkü onun için yemek,börek,çörek,reçel,turşu vs. yapmak sanatla uğraşmak kadar ciddi bir iştir.Malzemeleri yıkarken bir görseniz sanki yeni doğmuş bebeği yıkarcasına bir özen bir özen:))) Servis aşaması ise ayrı bir seramonidir.Ürün süslenir püslenir öyle çıkar görücüye..İşte tüm bu işlemlere kendisi kadar önem verilmeyeceğine inanmışlıktandır belki de bu tarif verme olayından kaçış...Amaaaaaa tüm bu zorluklara rağmen ben kağıt kalemi kaptığım gibi yaptığı her aşamayı ,kullandığı her malzemeyi yazarak nefis bir kurabiye tarifi kaptım:)) Kıtır kıtır oluyor bu kurabiyeler ve ben onların bu gevrekliğine bayılıyorum..Annemin yeni tarifleriyle gene huzurlarınızda olacağım:) NOT: Annemin bilgisayar kullanamama keyfini şu an doyasıya yaşıyorum:)))

16 Ocak 2012 Pazartesi

ALZHEIMER VE BİR ALZHEIMER'LIYLA YAŞAMAK ÜZERİNE...

ALAlzheimer yaklaşık 4 yıl önce giriverdi hayatımıza.Babamın yaşamsal olmasa da sosyal aktivitelerinde değişiklikler olmaya başlamıştı.O zamana kadar hiç alışkın olmadığımız, sokakta gördüğü ve ona ilginç gelen her şeyi eve taşımaya başlamıştı.Ev çeşitli el fenerleri,çalar saatler,tornavidalar,çakmaklar,tükenmez kalemler vs. ile dolmaya başladı:) Alınan bu ıvız zıvır itinayla bir çekmecede saklanıyordu.Gelen her misafire de zorla hediye ediliyordu.Ardından hayali olaylar ustaca bir senaryoyla yaşanmışcasına anlatılmaya başlandı.Bu seviye artık doktora gidilmesi gerektiğinin sinyali oldu.Demans teşhisi konuldu babama.O zamanlar demans ve alzheimer hastalığı arasındaki farkı kavrayamamıştık.Hatta ilk duyduğumda alzheimera tıp literatüründe demans dendiğini  düşünmedim değil:) Doktorumuzdan öğrendiğime göre demans bir çok hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilen bunama durumlarına verilen genel bir isimmiş.Yani her demans Alzheimer hastalığı değil ama her Alzheimer hastası demans hastasıymış.Her ikisinin de belirtileri çok yakın olduğu halde çoğu demans hastası tedavi edilebilmekte fakat Alzheimer hastalarının böyle bir şansı bulunmamakta. Aslında kabullenmesi çok zor geliyor insana.Mesela ben uzun süre kabullenemedim olayı.Benim her şeyimi paylaştığım,dert ortağım,kahramanım,babam tıpkı küçük bir çocuk gibi bana(bize) muhtaç durumdaydı.Beni,ablamı ve bizim çocuklarımızı unutmaması için meğerse ne kadar da eziyet etmişim ben babama....Dakikalarca anlatıyor aradan 10 dakika geçmesine rağmen tekrar başa dönüyorduk..Hepimizi karıştırıyordu ve bunu  mantığım kabul etmiyordu bir türlü, yeni baştan anlatmaya başlıyordum..Öylesine korkuyordum ki..Bu korkuda sanırım bir parçada bencillik yatıyor..İnsan sevdiği insanları karşısında hep iyi,güçlü görmek istiyor belkide...Zira olmamış bir olayı yaşanmış gibi üstüste dinliyor, ''eeee nasılsın???'' sorusuna yüzlerce kez ''çok iyiyim'' diye cevap veriyor,''yaşasınnn bu sefer beni çok iyi hatırladı'' diye sevinmişken, sizi uğurladığında ''annene babana selam söyle'' cümlesiyle tüm hayallerinizi yıkabiliyorsunuz.İlk zamanlar gerçekten de yüreğinizin çok acıdığını hissedebiliyorsunuz.Bir müddet sonra silkelenmem gerektiğini düşündüm..Sonuçta babamın artık kendi dünyası vardı ve biz o dünyaya ait olmasak da ortak olmak zorundaydık.Beni teselli eden en önemli faktör onun çok mutlu olması.Ve bu mutluluğunu ve enerjisini öyle güzel aktarıyorki çevresine..

15 Ocak 2012 Pazar

YAŞASIN KONSER VAR!!!!!!!

Muhteşem bir konser haberim var!!!! Gurubun adı OTTO..Çok gençler fakat bir o kadar da başarılılar..Üniversite öğrencisi bu gençler rock müzik yapıyorlar..Kendi besteleri de var..bu ay 19'unda Beyoğlu Peyote'de sahne alacaklar..Unutmadan saat 22'de:)) Özellikle soliste dikkat ,çünkü o benim yeğenim:))) Enerji kapmak , eğlenmek , farklı bir gece yaşamak isteyenler unutmayın 19 Ocak 2012 saat 22 Peyote !!!! Bu arada önce bir dinleseydik diyenler için   http://www.myspace.com/ottoistanbul ..Sahne performansları ise süperrrrr....

14 Ocak 2012 Cumartesi

FİLM...FİLM...FİLM...FİLM....FİLM...FİLM...FİLM...

1997 yapımı duygusal -dram tarzı bir film izledim bu gece.Öylesine içtendi ki!!!!! Peri Tozu...Lütfen izleyin,illa ki kendinizden bir şeyler bulacaksınız...Şiddetle öneririm..:)

AÇILIŞ...





İlk yazımı yayınlamanın heyecanı içindeyim:) Çalışmalarımdan bahsetmek istedim..Yıllar önce kendimi çok boşta hissettiğim bir an oyalanmak düşüncesiyle bir kursa gitmeye karar vermiştim.Tercihim resim kursu oldu.Solak ve terazi oluşumun avantajını kullanmak istedim:)) Çok keyifli geçen bir yılın ardından baktım ki kurs olayı bende hafiften alışkanlık yapmaya başladı ve kendimi profesyonel makyaj kursunda buluverdim:) Aslında günlük hayatta hiç makyaj yapmayan ben niye birdenbire böyle bir seçim yaptım hala bilmiyorum:) Hayatta hiç bir şey tesadüf değildir teorisini kanıtlamış oldum sanırım:) Ehh kolay değil 40 lı yaşlarda yeni bir yetenek keşfetmek ya da keşfedilmek insanı şımartıyor..Bu eğitimime 2 yıl devam ettim. Ardından TV kanalında çalışmaya başladım.Star TV'de evlilk programında makyaj yapıyordum:) Hiç bilmediğiniz bir yönünüzü ortaya çıkarıyor,emek sarfediyor ve sonunda karşılılığını çalışarak alıyorsunuz,inanılmaz bir duygu...Ardından dizi seti (ki çok enteresan,bir gün sırf dizi setinden bahsedeceğim) ve dergide moda çekimi...Bu platformlar içinde beni en çok çeken dergi ve moda çekimleri oldu..Şu an bu alanda çalışıyorum..Gelin makyajı teklifi geldiği zaman da geri çevirmiyorum tabii:) Arasıra burada laflarken makyaj hakkında da konuşuruz..Yüz,göz,kaş,dudak şekline göre nasıl makyaj yapılacağı konusunda bilgilerimi aktarmaya çalışırım..Çalışmalarımdan bir kaç örnek yayınlıyorum...Zaman zaman paylaşacağım tekrar..Karlı bir İstanbul akşamından sevgilerle...