Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı
24 Ocak 2012 Salı
23 Ocak 2012 Pazartesi
ÇOK EĞLENDİK...
Perşembe gecesi heyecan tavan bizde.Uzun bir aradan sonra yeni yüzüyle Otto'yu ilk kez izleyecek olmanın heyecanı bu.Gece yarısı çıkacaklar sahneye ama olsun her zamanki gibi 9 civarı fırlamalı ki evden biraz da Beyoğlu'nun keyfi çıkarılmalı.Hafta arası falan dinlemiyor bu Beyoğlu, gene cıvıl cıvıl.Biz anne,baba teyzeler,amcalar güruhu arabaları park edip(Peyote'nin hemen yanında otopark olması süper), kendimizi Şampiyon'a atıyoruz.Keyifli bir yemek ardından Sütiş'te salep molası:) Hava öyle soğuk ki sanırım böyle günlerde salep bilinçaltında kalamıyor.Bu arada Sütiş'te sütün içine salep koymayı unutuyorlar olacak ki sıcacık sütleri içip kalkıyoruz.:))

Bu geceki konser giriş katında.Bir üst katta başka bir gurup daha sahne alacak.Konserin başlamasına daha 1 saat olmasına rağmen giriş kat full.En üst katta yazın açık, kışın ise camlarla çevrili terasa çıkıyoruz.Çocuklar,sevgilileri,arkadaşları,bizler tam takımız:)) Mekanın bu bölümü de çok kalabalık.Artık aşağıya inme vakti....
20 Ocak 2012 Cuma
BEN BÖYLEYİM...
17 Ocak 2012 Salı
ANNEMDEN ARAKLADIĞIM TARİFLER 1
Annemden bir tarif istemeye kalkışınca klişe bir cevap verir bize '' kızım ben hiç ölçüyle yapmam hep göz kararı '' Türkçesi '' bu benim tarifim, vermek istemiyorum..canınız çekince gelin yaparım ben size'' :))) Ya da tarifinin heba olacağından korkuyor olabilir.Çünkü onun için yemek,börek,çörek,reçel,turşu vs. yapmak sanatla uğraşmak kadar ciddi bir iştir.Malzemeleri yıkarken bir görseniz sanki yeni doğmuş bebeği yıkarcasına bir özen bir özen:))) Servis aşaması ise ayrı bir seramonidir.Ürün süslenir püslenir öyle çıkar görücüye..İşte tüm bu işlemlere kendisi kadar önem verilmeyeceğine inanmışlıktandır belki de bu tarif verme olayından kaçış...Amaaaaaa tüm bu zorluklara rağmen ben kağıt kalemi kaptığım gibi yaptığı her aşamayı ,kullandığı her malzemeyi yazarak nefis bir kurabiye tarifi kaptım:)) Kıtır kıtır oluyor bu kurabiyeler ve ben onların bu gevrekliğine bayılıyorum..Annemin yeni tarifleriyle gene huzurlarınızda olacağım:) NOT: Annemin bilgisayar kullanamama keyfini şu an doyasıya yaşıyorum:)))
16 Ocak 2012 Pazartesi
ALZHEIMER VE BİR ALZHEIMER'LIYLA YAŞAMAK ÜZERİNE...
ALAlzheimer yaklaşık 4 yıl önce giriverdi hayatımıza.Babamın yaşamsal olmasa da sosyal aktivitelerinde değişiklikler olmaya başlamıştı.O zamana kadar hiç alışkın olmadığımız, sokakta gördüğü ve ona ilginç gelen her şeyi eve taşımaya başlamıştı.Ev çeşitli el fenerleri,çalar saatler,tornavidalar,çakmaklar,tükenmez kalemler vs. ile dolmaya başladı:) Alınan bu ıvız zıvır itinayla bir çekmecede saklanıyordu.Gelen her misafire de zorla hediye ediliyordu.Ardından hayali olaylar ustaca bir senaryoyla yaşanmışcasına anlatılmaya başlandı.Bu seviye artık doktora gidilmesi gerektiğinin sinyali oldu.Demans teşhisi konuldu babama.O zamanlar demans ve alzheimer hastalığı arasındaki farkı kavrayamamıştık.Hatta ilk duyduğumda alzheimera tıp literatüründe demans dendiğini düşünmedim değil:) Doktorumuzdan öğrendiğime göre demans bir çok hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilen bunama durumlarına verilen genel bir isimmiş.Yani her demans Alzheimer hastalığı değil ama her Alzheimer hastası demans hastasıymış.Her ikisinin de belirtileri çok yakın olduğu halde çoğu demans hastası tedavi edilebilmekte fakat Alzheimer hastalarının böyle bir şansı bulunmamakta. Aslında kabullenmesi çok zor geliyor insana.Mesela ben uzun süre kabullenemedim olayı.Benim her şeyimi paylaştığım,dert ortağım,kahramanım,babam tıpkı küçük bir çocuk gibi bana(bize) muhtaç durumdaydı.Beni,ablamı ve bizim çocuklarımızı unutmaması için meğerse ne kadar da eziyet etmişim ben babama....Dakikalarca anlatıyor aradan 10 dakika geçmesine rağmen tekrar başa dönüyorduk..Hepimizi karıştırıyordu ve bunu mantığım kabul etmiyordu bir türlü, yeni baştan anlatmaya başlıyordum..Öylesine korkuyordum ki..Bu korkuda sanırım bir parçada bencillik yatıyor..İnsan sevdiği insanları karşısında hep iyi,güçlü görmek istiyor belkide...Zira olmamış bir olayı yaşanmış gibi üstüste dinliyor, ''eeee nasılsın???'' sorusuna yüzlerce kez ''çok iyiyim'' diye cevap veriyor,''yaşasınnn bu sefer beni çok iyi hatırladı'' diye sevinmişken, sizi uğurladığında ''annene babana selam söyle'' cümlesiyle tüm hayallerinizi yıkabiliyorsunuz.İlk zamanlar gerçekten de yüreğinizin çok acıdığını hissedebiliyorsunuz.Bir müddet sonra silkelenmem gerektiğini düşündüm..Sonuçta babamın artık kendi dünyası vardı ve biz o dünyaya ait olmasak da ortak olmak zorundaydık.Beni teselli eden en önemli faktör onun çok mutlu olması.Ve bu mutluluğunu ve enerjisini öyle güzel aktarıyorki çevresine..
15 Ocak 2012 Pazar
YAŞASIN KONSER VAR!!!!!!!
Muhteşem bir konser haberim var!!!! Gurubun adı OTTO..Çok gençler fakat bir o kadar da başarılılar..Üniversite öğrencisi bu gençler rock müzik yapıyorlar..Kendi besteleri de var..bu ay 19'unda Beyoğlu Peyote'de sahne alacaklar..Unutmadan saat 22'de:)) Özellikle soliste dikkat ,çünkü o benim yeğenim:))) Enerji kapmak , eğlenmek , farklı bir gece yaşamak isteyenler unutmayın 19 Ocak 2012 saat 22 Peyote !!!! Bu arada önce bir dinleseydik diyenler için
http:// www.myspace.com/ ottoistanbul ..Sahne performansları ise süperrrrr....
14 Ocak 2012 Cumartesi
FİLM...FİLM...FİLM...FİLM....FİLM...FİLM...FİLM...
1997 yapımı duygusal -dram tarzı bir film izledim bu gece.Öylesine içtendi ki!!!!! Peri Tozu...Lütfen izleyin,illa ki kendinizden bir şeyler bulacaksınız...Şiddetle öneririm..:)
AÇILIŞ...
İlk yazımı yayınlamanın heyecanı içindeyim:) Çalışmalarımdan bahsetmek istedim..Yıllar önce kendimi çok boşta hissettiğim bir an oyalanmak düşüncesiyle bir kursa gitmeye karar vermiştim.Tercihim resim kursu oldu.Solak ve terazi oluşumun avantajını kullanmak istedim:)) Çok keyifli geçen bir yılın ardından baktım ki kurs olayı bende hafiften alışkanlık yapmaya başladı ve kendimi profesyonel makyaj kursunda buluverdim:) Aslında günlük hayatta hiç makyaj yapmayan ben niye birdenbire böyle bir seçim yaptım hala bilmiyorum:) Hayatta hiç bir şey tesadüf değildir teorisini kanıtlamış oldum sanırım:) Ehh kolay değil 40 lı yaşlarda yeni bir yetenek keşfetmek ya da keşfedilmek insanı şımartıyor..Bu eğitimime 2 yıl devam ettim. Ardından TV kanalında çalışmaya başladım.Star TV'de evlilk programında makyaj yapıyordum:) Hiç bilmediğiniz bir yönünüzü ortaya çıkarıyor,emek sarfediyor ve sonunda karşılılığını çalışarak alıyorsunuz,inanılmaz bir duygu...Ardından dizi seti (ki çok enteresan,bir gün sırf dizi setinden bahsedeceğim) ve dergide moda çekimi...Bu platformlar içinde beni en çok çeken dergi ve moda çekimleri oldu..Şu an bu alanda çalışıyorum..Gelin makyajı teklifi geldiği zaman da geri çevirmiyorum tabii:) Arasıra burada laflarken makyaj hakkında da konuşuruz..Yüz,göz,kaş,dudak şekline göre nasıl makyaj yapılacağı konusunda bilgilerimi aktarmaya çalışırım..Çalışmalarımdan bir kaç örnek yayınlıyorum...Zaman zaman paylaşacağım tekrar..Karlı bir İstanbul akşamından sevgilerle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
